26 Temmuz 2017 Çarşamba

Kafamı Dillendiriyorum





Bir keşif.

Canını sıktığın bir şeyi ele al. Toplam kaç saat sürüyor, genelde?
Benim ortalama 15 saat filan aktif sürüyor. Bir şeye canımı sıkma sürem.

Sonunda geldiğim final hep şöyle: 'Amaan koy dötüne gitsin'.

Madem geldiğim adres hep aynı, saatlerle oynayamıyor muyuz? Daha erken gelsem şu rahatlama noktasına. Neden bütün günümü yedim? 40 dakika canımı sıksam ve belli teknikler olsa o anda, hemen 'ana bakış açısını' kavrayabilsem ve 'aman koyveer' diyiversem 14 saat daha erken. Tasarruf etsem.

***

Bir ortamda genel çabam, akıcı muhabbet yönünde. Bu yüzden hep çok soru sorarım. Bu benim imdat çığlıklarımdır. Çünkü belli ki o muhabbet gitmiyor. Konuşturmaya çalışıyorum karşıyı. Etrafı incele, incele nereye kadar. Karşımdakinin telefonda mesajlaşmasını bekle bekle nereye kadar. Biraların etiketleri yol yol nereye kadar. Hayır cinsellikle sorunum yok. Muhabbette boşalamamakla sorunum var. Sohbet orgazmı hepimizi terapilerden kurtarır. Haksızsam haksızsın de.

***

Çocuğumu bu aralar it gibi seviyorum. Sarılsam kollarım o kadar uzun değil. Öpsem yetmez. Hayır bir de kaçıyor sıpa. Kafasını ellerimle kavrayıp, gözlerine yaklaşıp 'seni çoook seviyorum çok, anlıyor musun beni hı, duyuyor musun' diyorum. Bir şeyle ilgileniyor genelde ve 'ben de seviyorum anne' diyor. Kısa kes vurgulu. Günlük her işimi bir köşeye bırakıp, oturup oğlumu sevmek istiyorum. Öyle bir sevmeyle meşgulüm ki, onunla oyun oynayacak halde değilim, o derece. Sevmekten vakit bulamıyorum. İşte bu benim regl öncesi halimdi.

Geçen yıkıycam yavruyu, duşa çağırdım, koş kilodunu çıkar hadiii, dedim. Çıkarıp atmış salonun bir köşesine. Günler sonra gördüm onu köşede kıvrılmış. İnsan o kilodun çıkarılmış haline bile mi sempati besler regl öncesiyken.
Bu arada kilot mu külot mu?

***

Bazen bana şöyle diyen oluyor:
'Aa sen evli miydin bir de?'
Bu sorunun tınısında hafif daşak geçme var, hissedilir şekilde. Evet, evliyim çocuk da var, diyorum. Öheh koptum diyolar?
Pardon genç gösteriyorsun değil bakın.
Bu farklı.
Genelde evlenmeye değer verdiği belli olan hatun gızlarımızdan alıyorum bu yorumu bak. Hadi canım şu halinle onu mu başardın gibisinden.
Abartma deme, yemin ederim.
Bu başıma çok geldi.

***

Yazıları seslendiriyoruz Joe ile artık. Başladık ufaktan. Benim iki önceki yazımda, ilk linki var. Onun da son yazısında ilk linki var.
İlgilenen uğrasın.
Biz devam etmek istiyoruz.

***

Yatiyim bari. Klima altında etlerimi soğutayım.
İyi gece's.

Klimalı odada uyurken ben

Yazının sesini dinlemek için BURAYA tıkla.

7 yorum:

  1. :) Külot. Klima altında etleri soğutma eylemine özendim yeminle. Bende yerlere yatıyorum kendimi serinletmek amacıyla. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. anane evi gibi hepimiz aynı odada uyuyoruz. gerçi 3 kişiyiz ama sabah aşırı havasız kalmış ortamda uyanmaya yetiyor. oksijen tüpünden yardım almak gerek.
      yer serinliği de iyidir ama vıy.

      Sil
  2. Hayır doğrusu külod :F

    bahçe kedilerimden bi tanesinin gözüne kıymık batmış, üç gündür gündemim o, çok takıyorum, kaç oldu 24*3= 72 savattir uyuyorum uyanıyorum varsa yoksa kedinin gözü. Yakalasam götürcem bokluyu veterinere, yakalayamıyorum. Sanki ben yapmışım gibi bir suçluluk, atamıyorum. Senin gene iyi, 15 saat diyorsun, ben çözene kadar işkence çeker, çektiririm. O sorun çözülecek gardaş, pes etmek gibi bir şey söz konusu değil. İğrenç bir huy, nefret ediyorum.

    Bazen nasıl uyanıyorum biliyo musun? Kuş gibi, zihin tertemiz, belli ki bilinçdışı güzel çalışmış, yataktan doğrulmadan bir dakika kadar düşünüyorum "Lan, bugün seni huzursuz eden bir şey yok muydu harbiden?" diye, düşünüp onu aklıma getiriyorum, sonra "Hah, oldu." deyip yüklerimi alıyorum ve güne bu şekilde devam ediyorum. Kendimi ne kadar seviyorum, şüphe duyuyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay kedicik :(
      Canı yanmıştır tüh.

      O tip sorunların elbette kökünü kurutana kadar ben de durunamıyorum. Benim can sıkıcı dediğim sorunlar aslında kafaya taktığım soyut şeyler. Acaba yetişkinlerde olmuyor mu pek ya bunlardan? Bende hala var :(

      Ben de bazen cillop gibi sabahlara uyanıyorum. Sorunu yeniden hatırladığımda, anlıyorum ki sindirilmiş, öğütülmüş. Kalp ağrısıyla uyanmadım. Tamaaan artık bundan sonra malum sorunla ilgili son çeneler, son geyikler yapılıyor. Ve tarih oluyor. Her şeyi bilen beyin ya. Beyin ne derse o.

      Tamam külod :)

      Sil
  3. 15 saatin sonunda 'koy totosuna' pozisyonu alıyorsan süper,
    ben 15 saat sonunda hoppp loop en baş pozisyonu alıyorum.Genelde bu kafaya taktıklarımda insanlar ve hareketleri ,soyledıklerı hani hiç çözümü olmayan şeyler.Bazen diyorum mazoşistlik var,gizli bir haz alıyorum bu halden herhalde.
    Ya bu muhabbet açma konusu bende de var. Hatta iş yerinde yanımda oturan depresif arkadaşla bile 1 saat konuşmasak muhabbet açma zorunluluğu hisseidyorum,ortam gergin geliyor yoksa.Bak manyaklık vol.2 bendeki:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen işte insan ilişkileri, hayatın anlamı, bu gittiğim yol yol değil kaygıları, geçmiş didiklemeleri, gelecek zıpçıktılıkları vs vs. Bunlarla başedemiyorum uzun vadede ve koy gitsin diyorum. Uzun süreli kafaya takmalara gelemiyorum. Ve hala da kar etmek istiyorum. Daha kısası yok mu diye.

      Bence biz manyağız. Sakinlik sessizlik de iyidir. Belki de gerçekten bağın olduğu kişilerle sadece rahatça sessiz kalabiliyoruzdur.

      Sil
  4. Bu yazıyı kaçırmışım efsane olmuş çok sevdim sesli blogu, tabi sesini ve anlatışını da. Devam lütfen. Acaba ben de mi denesem hiç de sevmem sesimi ama dur bakalım deneriz.

    YanıtlaSil

Pazar akşamı, mutfak masasında.

Yazmak için mutfağa yerleştim. Henüz balık kokusu çıkmamış sindiği yerlerden. Fırında tavada kızarmış gibi pişen balık tarifi okuyunca, d...